OY VERMEK ŞİRK MİDİR?

“Allah hiç kimseye gücünün yeteceğinden başka yük yüklemez…” (Bakara 286)

Burda yapacağımız tek şey, halkı bilinçlendirmek ve bize tevâtüren, nakil yoluyla gelen bu kusursuz dini onlara öğretmektir. Kalpleri çevirmek ise, ancak Allah’ın kudretindedir. Durum böyleyken, ülkemizde bazı adamlar türemiş, ‘Burası dâr-ül harptir(!)’ diyor ve bankadan faiz yiyor. Devletin yaptığı sınava girip ehliyet alanlara dahi müşrik damgası basıyorlar! İlmi yetersizliklerinden dolayı Kurân’a bir bütün olarak bakamadıkları için, şu iki ayeti slogan haline getirerek önlerine gelene kafir damgası basıyorlar ve aşağıda zikrettiğim diğer ayetlerin hükmünü inkar etmiş oluyorlar;

“…Kim Allah’ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar, kâfir olanlardır.” (Mâide 44)

“…Kim Allah’ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar, zalim olanlardır.” (Mâide 45)

İyi bilin ki, şu cennet vatanımızda, ‘Bu ülke dâr-ül harptir, cuma kılınmaz!’, ‘Maaşlı imamın arkasında namaz kılarsan kabul olmaz!’, ‘Oy vermek şirktir!’ hezeyanları buyuran ne kadar adam varsa İngiliz ajanıdır. Ülkeyi bölmek, kargaşa çıkarmak, kardeşi kardeşe kırdırmak istiyor ve buranın bir Suriye ya da Mısır gibi kan gölüne dönmesi için fitne tohumları ekiyor. ‘Bu ülke müşriktir!’ diyor, ama bu devletin ambulansını çağırıyor, bu devletin aciline koşuyor ve bu devletten emekli maaşı alıyor! Bu ne tenakuz? Allah Teala hazretleri, kitabımız Kur’an da, kıssaların en güzeli olan Yusuf suresinde, güzel Peygamberinin şöyle dediğini bildiriyor;

“Yûsuf, ‘Beni ülkenin hazinelerine bakmakla görevlendir. Çünkü ben iyi koruyucu ve bilgili bir kişiyim’ dedi.” (Yusuf 55)

Dikkat edin, Yusuf aleyhisselamın görev almak istediği yer, resmi ilahı ‘Amon Ra’ olan ve putlara tapınan bir şirk devleti. Şimdi, bu hainlere göre, şirk devletinde görev almak isteyen Yusuf Peygamber de müşrik mi oldu? Halbuki bu Vehhabilerin şirkle itham ettiği ülkemizde beş vakit ezanlar okunuyor, cuma namazları kılınıyor, Hacc kuraları çekiliyor ve devletin maaşını verdiği imamlar, ölen her müslüman için cenaze namazı kıldırıyor.

  1. Puta tapan müşriklerin liderlik ettiği bir yönetimde vazife alan son Peygamber, ömrünün bir döneminde bunu yaparak Allah’a şirk mi koşmuştur?(!)
  2. Başka sorum yok!

“Yolculuğa çıktığınızda, yaşça en küçüğünüz de olsa, en iyi okuyan (en bilgili olan)ınız size imam olsun. İmamınız emirinizdir.” (bk. Ali el-Kârî, Mirkât, VII, 456)

Hadislerde de görüldüğü üzere, sadece üç kişinin çıktığı en basit yolculuklarda bile başıbozluğa müsade etmeyen ve bir imam seçilmesini mecbur kılan dinimiz, milyonlarca müslümanı ilgilendiren bir liderlik seçiminde, ‘oy vermeyin, emir seçmeyin’ mi diyecektir? Elbetteki uyumak yerine düşünmeye alıştırılmış akıllar, bu serkeşliği asla kabul etmeyecektir! İyi bilinmelidir ki, müslüman için Demokrasi bir amaç değil, araçtır! Hatasız ve ilahi bir sistem olan İslâm’a geçiş köprüsüdür. Bir müslüman, demokrasiye inandığını söyleyen bir siyasiye oy verirse, bu o sistemi tamamen kabul ettiği anlamına gelmez.

  1. Adalet:

“Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz. Bir kavme olan kininiz, sizi adaletsizliğe sevketmesin. Adaletli olun, çünkü o, takvaya daha yakındır…” (Mâide 8)

2. İşi ehline verme:

“Allah size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor…” (Nisâ 58) 3. İstişâre ile iş yapma:

3. İstişare:

“…Onların işleri de, kendi aralarında bir istişâre(danışma) iledir…” (Şûrâ 38)

Unutma kardeşim! Siyaseti önemsemeyen müslümanları, müslümanları önemsemeyen siyasetçiler yönetir…

--

--

Love podcasts or audiobooks? Learn on the go with our new app.

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store